Sessiz İstifa'nın Gerçek Nedenleri ve Çıkış Yolları

Son zamanlarda en çok konuşulan kavramlardan biri : “Sessiz istifa” Sessiz cezalandırma diyebilir miyiz buna? Evet. “Sessiz istifa kavramını BulutPress’in gözünden ele almayı istedik. Ve “sessiz istifa” ile kimler cezalandırılmış oluyor, bu konuyu da açmak ve kendimizce yorumlamak isteriz.

Dilerseniz gelin, öncelikle hepimizin bildiğini düşündüğümüz güzel bir söz ile başlayalım işe: Eğer sevdiğiniz bir işi yapıyorsanız ömür boyu çalışmak zorunda kalmazsınız. Her insanın böyle bir yaşam kalitesini yakalamayı hak ettiğini düşünüyoruz. Sevdiğiniz işi yapabilmenizi çok isteriz. Bunun için önerilerimiz var ancak öncelikli konumuz başka.

2022 yılı Temmuz ayı Türk İstatistik Kurumu verilerine göre 3 milyon 445 bin işsiz olduğu tespit edildi. 34 milyon 52 bin çalışan nüfus olduğunu da belirtmek gerek. Erkek istihdam oranı % 70,7 ve kadın istihdam oranı % 34,9 olarak göze çarpıyor. Eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranının %22,5 olduğu söyleniyor. İşgücü sahibi kişiler ile işsizler farklı dertlere sahip. Çalışan nüfusun “sessiz istifa” denilen kavramı içselleştirmesi işsizliğin kendisi kadar üzücü.

Sessiz İstifa Nedir?

Sanırız “sessiz istifa” kavramı, kişinin bulunduğu ortamda daha fazlasını elde edemeyeceğine dair içine yerleşen inancın bir sonucudur. Ne kadar çabalasa da daha fazlasına ulaşamayacağını gören kişi aynı yerde kalmaya ve ama onu bir yere götürmeyecek çabaları da sarf etmemeye karar verir.

Uzmanlar bu durumun sinsi bir tehlike olduğuna dikkat çekiyor. Görevlerini düşük performansla yerine getirmek bir çalışanın umudunun azalması anlamına geliyor. Hatta “umutsuzluğun dibine vurmak” bile daha doğru bir ifadedir. Yani çalıştığı yere kendini ait hissetmemek, yerine getirdiği sorumluluklardan takdir görmeyeceğine inanmak, gelecekle ilgili bir planın içinde yer almadığını görmek bir çalışanın hevessiz çalışmasının nedeni olabilir. Tam da burada yapılan bir araştırmanın sonuçlarını paylaşmakta fayda var.

Youthall isimli bir araştırma şirketi, online bir araştırmaya imza atıyor. Toplamda 1002 kişinin katılımıyla gerçekleşen araştırma sonuçları ise şu şekilde;

  • Türkiye’de çalışan gençlerin %24’ü sessiz istifa sürecini yaşıyor.
  • %47’si ise bu yaklaşıma çok yakın bir durumda.
  • Kendini işyerine ait hissedenlerin oranı % 18

Görünen o ki, şu sebepler “sessiz istifa” sonucunu doğuruyor;

  • Düşük maaş,
  • İş ve özel hayatın dengesizliği,
  • İş tanımının net olmaması,
  • Kariyer adımlarının net çizilmemiş olması,
  • Uzun mesai saatleri
  • İletişimsizlik

Çalışanların yarısından çoğu ise iş ve yaşam dengesini kuramadığından şikâyetçi. Araştırma sonuçlarından, gençlere iş tanımı hakkında açıklananların büyük bir oranda gerçekçi bulunmadığını da çıkarıyoruz. 2022 Eylül ayında yapılan araştırmanın sonuçlarına buradan ulaşabilirsiniz.

Sessiz İstifa Yüksek Bir Dirençtir

“Sessiz İstifa”da tatmin duygusu yaşayamayan çalışan kendini ait hissetmediği işyerinde görevlerini düşük performansla yerine getirir. Bu haklı bir çıkış noktasının son derece zedeleyici bir sonucudur.

Çıktılara bakacak olursak işveren için de çalışan için de büyük zararların olduğunu görebiliriz.

Bir işveren -biz buna idareci derdik eskiden-, sonradan yönetici ve hatta lider demeye başladık. Gerçekten tanıma uyan bir liderin varlığından bahsettiğimiz şirketlerde “sessiz istifa” kavramı başı götürebilir mi? Bir işveren, gücü doğru dağıttığında, inisiyatif kullandığında ve krizi yönetebildiğinde tüm çalışanlar tarafından benimsenen bir lider olarak güvenoyu alabilir. Bu liderin ekibinin parçası olan çalışanlar, stratejinin bir parçası olduğu için, paydaş olduğu için, hatta kendini şirketin hisse sahibi gibi hissettiği için var gücüyle çalışacaklardır, hiç kuşkumuz yok. Tabana yayılarak alınan kararlar, kaliteden ödün vermemek, iyi iletişim, samimiyet ve tutarlık bir liderin meziyetlerindendir. Bu sayede çalışanlar kendini güvende hisseder ve aidiyet duygusunu da tadar. Kimse cezalandırılmamış olur.

Sanıyoruz ki, daha az sorumluluk, daha az iş, gerektiği kadar çalışmak, daha fazlasını vermeye razı olmamak kimsenin öncelikli tercihi değildir. Çünkü herkesin vicdanı vardır. Ve herkesin bir konfor alanı vardır. Vicdan yapabileceğinin en iyisini yapmasını söylerken, konfor alanı kontrolsüzce rahat kalmayı sağlar. “Sessiz istifa” konforlu değildir. Sürekli bir iç hesaplaşma ve büyük bir direnç gerektirir. “Hadi onu da yapayım, iş elimde mi kalacak” sorusunun yanıtı sessiz istifada “evet her ne olursa olsun o işi yapma!” şeklinde içsel bir uyarıyla sonuçlanır. Bu ise insanın ruh, beden ve zihin sağlığı için hiç iyi bir şey değildir. “Sessiz istifacı”lar kendilerini de cezalandırıyor olmasın?

Türkiye’nin 49,3’ü Mutlu

Türkiye İstatistik Enstitüsü rakamlarla açıklıyor. Evliler evli olmayanlardan daha mutlu. 65 yaş ve üzeri yaş grubu insanların % 56,2 ile en mutlu insanlar olduğu saptanmış. İşin ilginci, bir okul bitirmeyenlerin %54,4’ü mutlu. Sağlıklı olmanın 2021 yılı verilerine göre kişinin mutluluğuna etkisinin % 69 olduğu saptanırken, %8,9’unun başarı ile %5,1’inin para ile ve %2,3’ünün iş ile mutlu olduğu görülüyor. 34 milyon 52 bin çalışan içinde iş, para ve başarı nedeniyle mutluluk hissedenlerin sadece 5 milyon 550 bin 476 kişi olduğuna inanmak gelmiyor içimizden.

“Sessiz istifa” kavramının sıkça konuşulmasına neden olan çalışanların işe kazandırılması için işverenlere çok görev düşüyor. Eğitimsizliğin, bilgisizliğin ve gizliliğin yenilmesi iş hayatı için büyük bir kazanç getirecektir. Şeffaflık, gelişim, iletişim en önemli yaklaşımlardır. Kişilere bağlı bir sistem yerine otomasyon, alışılmış düşünce kalıpları yerine inovasyon, ve iyi kurgulanmış bir dijital altyapı birçok zorluğu bertaraf etmenin akıllıca yollarıdır.

Tüm iş insanlarının kendilerine yatırım yapmaları da hayati önem taşıyor. Kendilerini tanımaları, yeni bilgiler öğrenmeleri, eğitimlerini arttırmaları, özgüvenlerini perçinleyecek adımlar atmaları son derece gereklidir. Kişiler yeteneklerine göre eğitim alamadılarsa bile, hayatlarının geri kalan kısmı için bir başka plan geliştirebileceklerini bilmeli, bu gücü de içlerinde hissedebilmeli.

sessiz istifa kavramını tasvir eden çalışma

Evet, sessiz istifa yapılabilecek seçimlerden biridir. Ancak bu seçimden ziyade bir vazgeçiştir. Kişinin kendi potansiyelini ortaya koymaktan vazgeçişidir. Bir bakıma iyi duygularını terk edişidir. Çünkü sürekli bir hesaplaşma içindedir. Bu fitleşme isteği hep kendisini yenik düşürmeye eğilimlidir. Kişi kendini kurban gibi hissetmeye yakındır. Oysaki bu yaklaşımıyla gelişmeyen her güzel şeyden biraz da kendisi sorumludur. Çünkü kendi gerçek kimliğini ortaya koymamayı tercih etmiştir.

Okuduğu meslek dalında iş bulamayanları, mesleğini icra etmesinin karşılığında düşük ücret teklif eden işyerlerini, verdiği hakları geri alan patronları, ayrımcılığı, mobbingi, kötüleşen ekonomik durumları, pandeminin etkilerini yok saymak mümkün değil. Pek çok çalışan iş bulduğuna şükrediyor. Hem de “ne iş olursa olsun yaparım” diyenlerin çoğunlukta olduğu bir devirdeyiz. Kimileri yaşı ileri olduğu için, kimileri kadın olduğu ya da anne olduğu için, kimileri az eğitimli ya da dayısız olduğu için iş bulamıyor. İş bulanlar ise yerinden olmak istemiyor. Bütün bunları göz ardı etmek mümkün değil. Yine de bir yol vardır demek istiyoruz.

Sessiz istifadan daha iyi bir yol var mıdır?

Kolay olmayabilir ancak başka yollar seçilebilir. Öncelikle mevcut işyerinde yöneticileriyle şeffaf iletişimi başlatan kişi olmak bir çalışan için iyi bir adım olabilir. Kendisini iyi ifade edebildiğinde, istek ve ihtiyaçlarını ortaya koyabildiğinde bir iyileşme sürecine gidilebilir. Tabii bu karmaşık bir süreç de olabilir. Kimi kalabalık şirketler ve çok yöneticili oluşumlarda sistemi değiştirmek bir kişinin tek başına başarabileceği bir durum değildir. Öyle bile olsa, bu zaman da alabilir.

Kişi yeni meslekler, yan dallar, yeni fırsatlar bulabilir. Uzun çalışma saatleri ve örneğin büyük şehirlerde saatlerce süren ulaşım çilesi de bu hayata dâhil, farkındayız. Ancak kalıcı değişiklikler için geçici rahatsızlıkları göze almak da bir yol olabilir. Sessiz istifa ile zamanını ve emeğini bloke etmek yerine kişiler ilgi duydukları alana yönelerek uzmanlaşmak için yol alabilir.

Mutsuz olduğu işinden riskler alarak ayrılmak yerine, sevdiği bir işi kazanmak adına vereceği emek kişiyi yeniden hayata bağlayabilir. Günde sadece 1 saatini ayırarak bir eğitimle hayatını dönüştürenlerden olmak “sessiz istifa”dan çok daha güzel yarınları getirir.

Sessiz İstifanın Olduğu Yerde Sessiz İşten Çıkarma ve Mobbing de Var mıdır?

Büyük ihtimalle gördüklerinin karşılığını vermek istiyor “sessiz istifa”cılar. Psikolojik şiddete maruz kalmış olabilirler. “Sessiz işten çıkarma” olarak “sessiz istifa” kadar ses çıkaran bir başka kavramı yakından deneyimlemiş olabilirler. Birçok yanlışın içinde doğruyu bulmak kolay değildir. Ancak iç ses yanlış söylemez. Sessiz istifacıların kendileriyle yeniden bağ kurmalarını diliyoruz.

Eğer bir yerde yanlış varsa düzeltmeye gayret etmek en iyisidir. Bazı değişimler içeride olur bazıları içinse dışarıya çıkmak gerekir. Her hâlükârda denemek ve çaba sarf etmek önemlidir. Bunun için de insanın kendine güvenmesi ve girişimci ruhunu yanına alması gerekir. Aksi takdirde pasif, kişiliğini yansıtamayan, eksik kalmış bir insan olarak yaşamını sürdürür. Aslında kimse bu kadar değersiz değildir. Mutlaka parlaması gereken yıldızlarız her birimiz.

Düzeni değiştiremediğimiz yerde kendimize geçer sözümüz. Herkes bildiğini konuşsun, bilmediğini öğrensin. Biz BulutPress® olarak bir çok bayisi olan bir web tasarım firmasıyız. Bizim bildiğimiz bir şey var ise, her yaş grubundan, her meslek mensubundan, Türkiye’nin her şehrinden bayimiz olmayı seçen geliştiricilerimiz var. Yani yönünü değiştirerek web tasarımı öğrenmek, önce kendilerine sonra da müşterilerine değer katmak isteyen 10 bine yakın girişimciye kapı açmış bir şirketiz. Teknoloji tabanlı işler ilginizi çekiyorsa, BulutPress’in sunduğu son derece kolay bir merkezi yazılım sayesinde kolayca web siteleri sunabilirsiniz. Kendi yolunuzu çizmeye karar verdiğinizde aç kalmayacağınızı bilmelisiniz. Bu alan ilginizi çekmiyorsa muhakkak başka bir iş kolu da böyle davetkâr olacaktır. Çünkü siz neye hazırsanız, o da size hazırdır. Ve her yol küsmekten ya da yapmacık davranmaktan çok daha mutluluk getirir.

“Kötü ev sahibi kiracıyı ev sahibi yaptırır” derler. Umarız ki çok geçmeden istatistikler başka güzel veriler sunar. Gün gelir, devran döner, işverenler çok iyi liderler olarak çalışma arkadaşlarının kıymetini bilir, potansiyelini ortaya çıkarır ve herkesin kazandığı bir yeni düzen kurulur. “Sessiz istifa”lar yerine, kişilerin kendi değerlerini ortaya koyabileceği yeni işler, yeni oluşumlar ve büyük başarılar konuşmak isteriz.

daha iyi alternatif bularak kötü gidişten çıkış mü